Konya
18/12/2009 · Kategori: Dersler
Konya Ili'nin Coğrafi Özellikleri
1. KONYA İLİ'NİN YERİ ve SINIRLARI
Konya İli, İç Anadolu Bölgesi'nin orta-güney bölümünde, 36° 22'-39° 08' kuzey paralelleri ile 31° 14'-34° 27' doğu meridyenleri arasında yer alır. Konya İli'ni kuzeyde, Ankara; doğuda, Aksaray ve Niğde; güneydoğuda İçel; güneyde Karaman; güneybatıda, Antalya; batıda, Isparta; kuzeybatıda Afyon ile Eskişehir illeri çevrelemektedir (Şekil 1). Konya, 38 873 km2'lik alanı ile Türkiye'nin en büyük yüzölçümüne sahip ilidir. Ortalama yükseltisi 1016 m.'dir.
Konya İli topraklarını, doğal açıdan kuzey ve kuzeydoğuda, Cihanbeyli Platosu ile Tuz Gölü; batıda, Beyşehir ve Akşehir gölleri; güneyde, Sultan Dağları'ndan başlayan Karaman İli'nin güneyine kadar devam eden Toros yayının iç yamaçları; doğuda ise, Obruk platosu sınırlamaktadır (Şekil 2).
Konya İli'nin uç noktalarında; kuzeyde, Kulu'nun Köşker Köyü; batıda, Akşehir'in Değirmen Köyü; güneyde, Taşkent'in Beyreli Köyü; doğuda ise, Halkapınar'ın Delimahmutlu Köyü yer almaktadır.
2. KONYA İLİ'NİN FİZİKİ COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ
2.1. JEOLOJİK ÖZELLİKLER
Konya İli sınırları içinde kalan sahada Paleozoyik, Mesozoyik, Tersiyer ve Kuvaterner'e ait formasyonlar yer almaktadır.
Konya İli'nin güney kesimleri Kambriyen-Tersiyer aralığında çökelmiş kaya birimlerini kapsamaktadır (Özgül, N.1976, s.65-78). Bu kayaçlar, Doğanhisar, Beyşehir, Seydişehir, Akören, Ahırlı, Bozkır ve Hadim yörelerinde yüzeylemektedir.
Genellikle Konya il sınırları içerisinde, Mesozoyik'ten günümüze kadar ki zaman aralığında çökelmiş birimler daha çok yer almaktadır. Mesozoyik (ikinci zaman) yaşlı kayaçlar Ereğli, Bozkır, Seydişehir, Ahırlı, Akören, Altınekin, Kadınhanı, Beyşehir, Akşehir, Ilgın, Doğanhisar yörelerinde bulunmaktadır. Mesozoyik-Erken Tersiyer yaşlı birimlerin teşekkülünde neotetis' in açılıp kapanması ile ilgili bir dizi tektonik ve sedimanter olaylar etkili olmuştur. Mesozoyik sonunda kapanan okyanusun sıkışması ile ortaya çıkan dağ oluşumu evresinde Toroslar'da kütleler meydana gelirken okyanus kabuğu parçaları olan ofiyolitler bu kütlelerin arasına sokularak oluşumlarını tamamlamışlardır. Ofiyolitler özellikle Konya-Meram, Ereğli güneyi, Bozkır güneyi, Karapınar ve Cihanbeyli civarında gözlenmektedir (www.konyamiz.com.tr).
Geç Eosen-Oligosen döneminde Geyikdağı Birliği'nin oluşturduğu yükseklikleri aşıp güneye doğru ilerleyen Aladağ, Bozkır ve Bolkar birlikleri, Konya İli'nin güneyindeki yüksekliklerin daha da artmasına yol açmıştır. Böylece yöredeki deniz suyu kuzey-kuzeydoğuya doğru kaçarak burada kapalı bir iç deniz ile yükseltiler arasındaki çukurluklarda gölleri oluşturmuştur. Güneydeki Anatolid-Torid kuşağından gelen bol miktardaki akarsular bu iç denizin sularının tatlılaşmasını sağlamıştır. Bu evrede başlayan volkanik etkinlik, Orta Miyosen'den Kuvaterner sonlarına kadar sürmüştür. Orta Miyosen'den itibaren devam eden volkanizmanın çukurlukları doldurarak oluşturduğu yükseltiler bir taraftan Üst Miyosen sonu bölgenin genel yükselmesine neden olurken, bir taraftan da bu yükselmeye bağlı olarak oluşan doğal setler (Bozdağlar Sırtı) Pliyo-Kuvaterner göl havzasını, Tuz Gölü Havzası ve Hotamış Gölü (Konya Gölü) Havzası olmak üzere ikiye ayırmıştır (Ulu ve diğ. 1994, s.160-162). Bu dönemde göl halinde bulunan coğrafi üniteler kısa zamanda çevreden gelen akarsuların getirdiği sedimanlarla dolarak ova görünümü kazanmıştır.
2.1.1. Depremsellik
Deprem riski açısından Konya İli'nin % 8'i I. derece, % 8'i II. derece, % 17'si III. derece, % 40'ı IV. derece ve %27'si ise V. dereceki zon içinde yer alır. Akşehir, Doğanhisar, Ilgın, ve Tuzlukçu ilçeleri I. derece deprem bölgesinde; Hüyük, Yunak ilçeleri, II. derece deprem bölgesinde yer alırken, Konya il merkezi IV. derece deprem bölgesi sınırları içinde bulunmaktadır (Eren, Y.2000, s.56).
Orta Miyosen'den itibaren neotektonik dönemin başlaması ile İç Anadolu Bölgesi, Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu transform fayları boyunca batıya doğru kaymaya başlamıştır. Bu kayma, Ege Denizi içindeki bir engel tarafından karşılanmış ve bunun sonucu olarak Ege bölgesi bir taraftan yükselmeye, diğer taraftan da dengelenmeyi sağlamak üzere yer yer grabenleşmeye başlamıştır. Bu hareketlerin İç Anadolu'ya dolayısı ile Konya İli'ne yansıması, bir takım çöküntü ve doğrultu atımlı fayların gelişmesine neden olmuştur (Ulu ve diğ.1994, s.159-160). Bu fayların en önemlileri; Akşehir Fayı, Tuz Gölü Fayı, Beyşehir Fayı, İnsuyu Fayı, Ilgın Fayı, Altınekin Fayı, Abazdağı Fayı, Konya Fay Zonu, Divanlar Fayı, Göçü Fayı'dır (Eren, Y.2000, s.56).
2.2. JEOMORFOLOJİK ÖZELLİKLER
Konya İli, Orta Toroslar'ın kuzey kenarı ile İç Anadolu'nun geniş düzlüklerini içersine almaktadır (Şekil 2).
Konya İli'nin jeomorfolojik özelliklerini, neotektonik dönemde meydana gelen olaylar şekillendirmiştir. Bu süreç içersinde meydana gelen volkanik faaliyetlerin sonucunda Takkeli Dağ, Erenler-Alacadağ, Karacadağ ile Karapınar yakınlarındaki Meke ve Acıgöl gibi volkanik şekiller teşekkül etmiştir.
Araştırma sahasında, ova ve plato sahaları geniş yer kaplamaktadır. Ovalar, muhtelif zamanlarda meydana gelen blok faylanmalarla çöken sahalarda oluşan göllerin zamanla çevreden gelen sedimanlarla dolgulanması sonucunda teşekkül etmişlerdir. Özellikle Konya Ovası ve bunun devamı niteliğindeki Ereğli ve Cihanbeyli ovalarında, kalın alüvyal depolar bulunmaktadır (Şekil 2). Ovalık sahaları çevreleyen plato düzlükleri ise akarsu vadileri ile derince yarılmışlardır (www.konyamiz.com.tr).
2.3. İKLİM ÖZELLİKLERİ
Araştırma sahasında karasal iklim görülür. Konya il merkezi, 325.8 mm. ile Türkiye'de en az yağış alan merkezlerden birisidir. Yağışın önemli bir kısmını İlkbahar mevsiminde alır. İlkbaharda kutbi karasal hava kütleleri doğuya çekilmekte, böylece batı yönlü depresyonların aktivitesi ile Konya ve çevresi yağış almaktadır. Hatta havada ısınma ani ve hızlı olursa halk arasında kırkikindi yağmurları olarak bilinen konvektif yağışlar oluşmaktadır. Yaz mevsiminde ise, kutbi hava kütlelerinin kuzeye kayması sonucu sahaya tropikal hava kütleleri hakim olur. Bu hava kütlelerinin etkisi ile yaz mevsimi sıcak ve kurak geçer.
Sonbahar mevsiminde ise, Balkanlar üzerinden gelen gezici hava kütleleri yağış getirmektedir. Kış mevsiminde, kuzeyden Türkiye'ye sokulan soğuk hava kütleleri, Konya ve çevresinde soğuk ve kar yağışlı günlerin yaşanmasına sebep olmaktadır.
Konya İli'nde seçilen meteoroloji istasyonlarının verilerine göre; yıllık ortalama sıcaklık 10. 1 °C ile 11.6 °C arasında; yıllık ortalama yağış miktarı ise 285.2 mm. ile 731.7 mm. arasında değişir. Yağış değerleri arasında bu derece fark olmasında yer şekilleri ve hava kütlelerinin farklı etkileri söz konusudur. Diğer iklim elemanlarının yıllık ortalama değerleri arasında bariz farklar görülür (Tablo 1).
Sonuç olarak Konya'da, yarı kurak birinci dereceden mezotermal su eksiği yaz mevsiminde ve çok kuvvetli, nispeten deniz etkisine yaklaşan karasal iklim etkili olmaktadır (Bozyiğit, R. 2000, s.26).
2.4. AKARSULAR VE GÖLLER
2.4.1. Akarsular
Konya il sınırları içersinde daha çok mevsimlik ve sel rejimli akarsular yer alır. Yöredeki akarsular, Konya'nın kapalı havza özelliğine sahip olması nedeniyle, çevreden merkeze doğru yönelerek ova tabanındaki bataklık sahalarda kaybolmaktadır. Havzadaki akarsular kar ve yağmur suları ile beslenirler. Ancak yağış rejiminin düzensiz olması akarsuların akımlarında da düzensizliğe yol açmıştır. Konya il sınırları içinde yer alan başlıca akarsular ve özellikleri şunlardır:
Çarşamba Çayı: Beyşehir Kanal Çayı olarak da adlandırılan akarsu, Beyşehir Gölü'nün fazla sularının göl ayağı olarak çıkması sonucunda oluşmuştur. Önceleri Suğla Gölü'ne dökülen akarsu, daha sonra suni kanalla Mavi Boğaz'a, burada Bozkır İlçesi'nden gelen Çarşamba Suyu ile birleşerek Apa Barajı'na, oradan da Konya Ovası'na ulaşır (Akkuş, A.Bozyiğit, R.2000, s.100-101).
Meram Çayı: Kaynağını Konya'nın kuzeybatısındaki Akdağ yamaçlarındaki pınarlardan alır. Daha sonra Altınapa baraj gölüne oradan da Meram Deresi adı ile Konya ovasına ulaşır.
Sille Deresi: Konya Şehri'nin kuzeybatısındaki Güvenlik Dağları'ndan kaynağını alır. 11 km. uzunluğundadır (Tapur, T.1998, s.18).
Konya İli'nin diğer önemli akarsuları; May, Bolasan, Doğanhisar, İnsuyu, Göksu, Adıyan, Engilli, Çavuşköy ve Karasu'dur.
2.4.2. Göller
Konya il sınırları içersinde çok sayıda doğal göl bulunmaktadır. Bu göllerden en önemlileri; Beyşehir, Suğla, Tuz, Akşehir, Çavuşçu (Ilgın), Acıgöl, Meke Tuzlası ve obruk gölleridir.
Beyşehir Gölü: Batıda, Anamas Dağları; Kuzeydoğuda, Sultan Dağları tarafından sınırlanmıştır. Yüzölçümü 656 km2, Gölün su seviyesi 1121 m., ortalama derinliği 7-8 m.'dir. Göl çanağının oluşumunda tektonik ve karstik olayların etkileri görülmektedir (Biricik, A.S.1982., s.116-117).
Suğla Gölü: Beyşehir gölünün 50 km. güneydoğusunda yer alır. Göl çanağı oluşum bakımından tektonakarstik özellik göstermektedir. Göl aynasının ortalama yüzölçümü 125 km2'dir. Suğla yağışlı yıllarda göl, kurak yıllarda ova durumundadır. Son yıllarda göl alanında yapılan düzenlemelerle bu durum kısmen ortadan kaldırılmıştır.
Tuz Gölü: Cihanbeyli'nin 20 km. doğusunda yer alır. Dışarıya akıntısı bulunmayan gölün denizden yüksekliği 905 m.'dir. Yüz ölçümü 1620 km2 olarak belirlenen göl alanı, yaz ve kış aylarında farklılık gösterir. Çünkü kışın biriken sular, yazın buharlaşır ve gölün alanı oldukça daralır. Göldeki tuz oranı kış mevsiminde %17-18 iken, yaz mevsiminde ise % 25-30'lara çıkmaktadır (Flamingo ve Tuz Diyarı Cihanbeyli 2003, s.18-19).
Akşehir Gölü: Yüzölçümü 353 km2'dir. Göl çanağının oluşumunda tektonik hareketler etkili olmuştur. Suları az tuzlu olan gölün deniz seviyesinden yükseltisi 958 m.dir.
Çavuşcu (Ilgın) Gölü: Yüzölçümü 51 km2'dir. Gölün oluşumunda tektonik-karstik olaylar etkili olmuştur. Suları tatlı olan gölün deniz seviyesinden ortalama yükseltisi 1019 m.'dir.
Acıgöl (Karapınar): Karapınar'ın 5 km. doğusunda yer alır. Büyük çapı 1500 m. olan elipsvari bir patlama krateridir. Kraterin çevresinde piroklastik malzeme yaygındır (Sür, A.ve diğ. 2002, s.176).
Meke Tuzlası: Karapınar'ın 3 km. doğusundadır. Patlama kraterinin ortasında piroklastik malzemeden oluşmuş bir tepe bulunmaktadır. Bu tepenin etrafında ise dairemsi sığ bir göl yer alır.
Obruk Gölleri: Konya il sınırları içersinde yer alan en önemli obruk gölleri Timraş ve Kızören'dir.
2.5. TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve ARAZİ KULLANIMI
Konya İli'nde büyük toprak gruplarından alüvyal topraklar (%13.0), hidromorfik alüvyal topraklar (%1.9), kolüvyal topraklar (%5.8), tuzlu sodik topraklar (%0.4), organik topraklar (%0.01), kahverengi orman toprakları (%5.2), kireçsiz kahverengi orman toprakları (%5.4), kestane rengi topraklar (%0.7), kırmızı kestanerengi topraklar (%6.3), kırmızı Akdeniz toprakları (%0.9), kırmızı kahverengi Akdeniz toprakları (%9.8)), kahverengi topraklar (%19.6), kırmızı kahverengi topraklar (%16.8), kireçsiz kahverengi topraklar (%1.2), sierozom topraklar (%0.9) ile regosol topraklar (%2.6) görülür (Konya İli Arazi Varlığı,1992).
Konya il sınırları içindeki Konya, Cihanbeyli, Ereğli, Ilgın ovalarında alüvyal topraklar; bataklık ve sulak alanlarda, hidromorfik alüvyal topraklar; ova ile dağlık sahalar arasında kalan eğimli sahalarda kolüvyal topraklar; dağlık ve plato yüzeylerinde kırmızı kahverengi ve kahverengi topraklar daha yaygındır.
Konya İli topraklarının kullanım durumu incelendiğinde; Konya topraklarının % 64'ünden tarım alanı olarak faydalanılmaktadır. Tarım alanı da kendi içersinde tarla arazisi (%58.47), nadas (%37.9), sebze (%0.76), meyve (%1.39) ve bağ (%1.45) arazileri şeklinde dağılış göstermektedir.
Konya İli topraklarında birinci sırayı teşkil eden tarım alanlarını çayır ve mera alanları (%17), orman alanları (%12) ve ürün vermeyen alanlar (%7) takip etmektedir (Tablo 2).
2.6. DOĞAL BİTKİ ÖRTÜSÜ
Konya İli'nin güney ve güneybatı kesimlerinde orman bitki örtüsüne rastlanır. Özellikle Toros Dağları'nda ardıç, meşe, karaçam, kızılçam, köknar, gürgen ve dişbudak yaygın ağaç türleridir. Ova ve plato yüzeylerinde en fazla rastlanan bitki türleri; yavşan, yumak, keven, düğün çiçeği, sütleğen, kuzukulağı, gelincik ve kekiktir. Bataklık ve sulak alanlarda, saz ve kamış türleri; akarsu boylarında kavak, söğüt ve iğde türleri daha fazla yer tutmaktadır.
2.7. Dağlar
Dağlar İlin kuzey kısmında yeralan yükseltiler genel olarak doğu-batı doğrultusunda uzanır. En önemlisi Bozdağlardır. Bozdağlar üzerinde yer yer tepeler yükselir bu tepelerin en yükseği Bozdağlar'ın batısındaki Karadağ Tepe'dir. (1919 m). Bu tepeler arasında da geçitler yer alır.
Konya'nın batısında yeralan sıra dağlar kuzeyden güneye doğru uzanırlar. En kuzeyinde Sultan Dağları (2169) Aladağlar (2339) Loras (2040) Eşenler (1951) yer almaktadır. Bölgenin güney kısmı Toros dağlarıyla sınırlanmıştır. Bu kuşakta ise Geyik (3130) Bolkar dağları (3134) Aydos dağları (3240) yer almaktadır.
Bu alanda volkanik kütlelerin ve arazilerin önemli bir yeri vardır. Karapınar Ovası'nın güneyinde yer alan Karacadağ (2025) Konya'nın güney batısındaki Erenler Dağı (2319) batısında Takkeli Dağ (1400) yer almaktadır.
Belirtilen volkanik dağların dışında Karapınar yakınlarında kül konilerine rastlanır. Bunlar genç volkanik faaliyetler sonucunda oluşturulmuş küçük konilerden ibarettir. İl sınırları içinde yer alan volkanik dağlar İç Anadolu Bölgesinin diğer volkanik dağları ile karşılaştırıldığında yükselti ve alanlarının daha az olduğu görülür.
Konya'nın ormanları ve su kaynaklarının büyük bölümü buradaki yükseltilerde yer almaktadır. Bölgenin güneyindeki kireç taşlarından oluşmuş yükseltilerin bulunduğu yerlerde mağaralar oluşmuştur. Bunlardan Çamlık mağaralar ve Seydişehir'de bulunan Tınaztepe mağarası milli park olmaya namzet mağaralarımız.
Platoları Yöredeki Obruk ve Cihanbeyli Platoları ortalama 1000 m. yükseltiye sahip geniş düzlüklerden oluşurlar.
Tuz gölünün batısında Cihanbeyli platosu güneyinde ise Obruk platosu yer alır.
Obruk platosu üzerinde kireç taşı tabakaları üzerinde gelişmiş karstik şekillerden olan obruklara rastlandığından bu isim verilmiştir. Bunların en büyüğü Kızören obruğudur. Konya'nın kuzeydoğusunda yer alan bu obruk kireç taşlarının çözülmesi ile oluşmuş yaklaşık 300 m. çapında 145 m. derinliğindedir. Obruk içerisine suların dolması ile aynı ismi alan bir de göl oluşmuştur. Göl tabanından fazla suları boşalttığından suları tatlıdır.
Obruk platosu yörenin en çukur yeri olan Tuz Gölü ile Konya ve Ereğli ovalarını birbirinden ayıran bir eşik görünümündedir.
İlin kuzeyini kaplayan Cihanbeyli Platosu genel olarak kireçtaşı tabakaları ile kaplıdır. Bu plato akarsular tarafından az parçalanmış dalgalı bir yüzeye sahiptir.
Zengin bozkırlarla kaplı olan bu platolar il hayvancılığı ve tarımı açısından önemlidir.
3. KONYA İLİ'NİN BEŞERİ ve EKONOMİK COĞRAFYA ÖZELLİKLERİ
3.1. NÜFUS ÖZELLİKLERİ
1927 yılında yapılan Genel Nüfus Sayımına göre; Türkiye nüfusu 13 648 270, Konya İli'nin nüfusu ise 504 125 olarak belirlenmiştir. Bu rakamlara göre, 1927 yılında Konya İli nüfus büyüklüğü bakımından 63 il arasında İstanbul ve İzmir'den sonra 3. sırada, 2000 yılında da 81 il arasında 2 192 166'lık il nüfusu ile dördüncü sırada yer alır (DİE, 2000).
1927 yılında 504 125 olan Konya İli'nin nüfusu geçen 73 yıl içerisinde yaklaşık 4 kat artış göstererek 2 192 166'ya yükselmiştir. Bu yıllar arasında Türkiye nüfusu ise 5 kat artmıştır (Tablo 3).
Konya İli'nin nüfus artış oranı incelendiğinde; en düşük yıllık nüfus artış hızı ‰12.77 ile 1940-1945 döneminde; en yüksek yıllık nüfus artış hızı ‰29.49 ile 1955-1960 devresinde gerçekleşmiştir. 1985 yılında ise nüfus miktarının azaldığı ve artış oranının ‰-1.13 olduğu görülür (Tablo 3). Bunda Ermenek ve Karaman'ın Konya İli'nden ayrılması etken olmuştur.
Büyükşehir'i oluşturan ilçe merkezlerinin yıllık nüfus artış hızları Selçuklu'da ‰51.3, Karatay'da ‰23.9 ve Meram'da ‰22.6 olarak tespit edilmiştir(Tablo 4). Selçuklu İlçesi'nin nüfus artış hızının fazla olmasında şehrin bu kesimine doğru bir gelişmenin olmasının yanında, sanayileşme, eğitim ve iş imkanlarının fazla olması etkili olmuştur.
Büyükşehir dışında kalan ilçelerin şehir nüfusları incelendiğinde; şehir nüfusu en fazla olan ilçenin Ereğli, en az olanının Halkapınar olduğu görülmektedir (Tablo 4). Şehir nüfus artış hızı ise en fazla Altınekin (‰87.2), en az Kadınhanı (‰-7.1) ilçelerinde gerçekleşmiştir.
Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen kilometrekareye düşen kişi sayısı il genelinde 56'dır. Bu oran Konya il merkezini oluşturan Karatay İlçesi'nde 82, Meram İlçesi'nde 161, Selçuklu İlçesi'nde ise 191 kişidir. Diğer ilçelerde ise nüfus yoğunluğu 6 ile 192 kişi arasında değişmektedir. Yüzölçümü büyüklüğüne göre ilk sırada yer alan Cihanbeyli İlçesi'nde nüfus yoğunluğu 20 kişi, yüzölçümü en küçük olan Yalıhüyük İlçesi'nde nüfus yoğunluğu 192 kişidir (Tablo 4). Ayrıca Konya İli'ne ait toplam 786 köyden 430'unun nüfusu 500 kişinin altında olduğu tespit edilmiştir (DİE, 2000).
Konya İli, çevre illerden yoğun göç alan illerimizden birisidir. Ankara, Karaman, Aksaray göç aldığı illerin başında gelir. Ayrıca ilin dağlık kesimlerinde yer alan Hadim, Taşkent, Bozkır ilçelerinden şehir merkezine göç hareketi söz konusudur. Tam tersine Konya İli'nden İstanbul, Bursa, Antalya gibi şehirlere iş bulmak amacı ile gidenlerin sayısı hayli fazladır. Konya İli'nden dışarıya gerçekleşen en önemli göç harekatı özellikle 1961-1975 devresinde başta Almanya olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerine giden işgücü göçü olmuştur. Bu devrede toplam 23 870 kişi dışarıya göç etmiştir. Daha sonraki yıllarda Avrupa ülkelerine ilaveten başta Arap ülkeleri olmak üzere Avustralya, Kanada ve ABD'ye göç devam etmiştir.
Konya İli genelinde okuma-yazma bilenlerin oranı %90 olup, cinsiyetler arasında önemli bir fark gözlenmektedir. Bu oran erkek nüfus için %95, kadın nüfus için %85 olarak gerçekleşmiştir. Okuma-yazma oranı Konya Büyükşehir' de erkek nüfusta %97, kadın nüfusta %89 olarak tespit edilmiştir. Okuma-yazma oranı merkez ilçelerden Selçuklu'da, %94; Meram'da, %95; Karatay'da ise, %90'dır (Şekil 3).
Büyükşehir dışında kalan ilçe merkezlerinin okuma yazma oranları incelendiğinde; en yüksek oranın %93 ile Altınekin, Beyşehir, Bozkır, Güneysınır, Seydişehir ve Yalıhüyük ilçe merkezlerinde olduğu görülmektedir. Bu ilçe merkezlerini %92'lik okuma-yazma oranı ile Akşehir ve Hadim takip etmektedir. Diğer ilçe merkezlerinde okuma-yazma oranı %82'nin üzerindedir (Şekil 3). Köylerde okuma yazma oranı erkek nüfus için %94, kadın nüfus için %81'dir (DİE, 2000).
25 ve daha yukarı yaştaki nüfus içerisinde en az ortaokul mezunu olanların oranı, tüm yerleşim yerlerinde, erkek nüfusta kadın nüfustan oldukça yüksektir. En az ortaokul mezunu olanların oranı Büyükşehir'de erkeklerde %39, kadınlarda %17'didir. Aynı oran ilçe merkezlerinde; erkeklerde %41, kadınlarda %15; köy ve bucaklardaki erkeklerde %23 ve kadınlarda ise %5 olarak belirlenmiştir (DİE, 2000).
Türkiye'de çeşitli illerdeki kentsel ve kırsal nüfus miktarı ve oranı birbirinden farklıdır. Konya İli'nde kentsel nüfus oranı 1935 yılında %20.02, kırsal nüfus miktarı ise %79.98 olarak belirlenmiştir. 1935'den 2000 yılına kadar kırsal nüfus miktarı azalırken, kentsel nüfus miktarı ve oranı artmıştır. 2000 yılında ise kentsel nüfusun oranı %59.07, kırsal nüfus oranı %40.93 olarak gerçekleşmiştir. 2000 yılı nüfus verilerine göre, Konya'nın kentsel nüfusu oranı Türkiye ortalamasından düşük, kırsal nüfus oranının ise fazla olduğu görülür (Tablo 5).
Konya İli'nde çalışan nüfusun ekonomik faaliyet kollarına göre dağılımında, çalışan nüfusun %62.4'ü tarım, %9.1'i sanayi, %3.8'i inşaat, %24.6'sının hizmet sektöründe olduğu tespit edilmiştir (Tablo 6). 1990-2000 döneminde istihdam edilen nüfus içersinde tarım sektörünün oranında azalma, hizmet sektörünün oranında ise yükselme dikkati çekmektedir (Oğul, M.,2003, s.42-43).
Konya İli'nde işsizlik oranı 2000 yılında %7.1 olarak belirlenmiştir. 1990 yılına göre işsizlik oranı %2.2'lik bir artış göstermiştir. 1990-2000 dönemi karşılaştırıldığında istihdam edilen nüfustaki artışa rağmen işgücü oranındaki daha yüksek artış sebebi ile işsizlik oranı da artmıştır (Oğul, M., 2003, s.43).
3.2. EKONOMİK ÖZELLİKLER
3.2.1. Tarım
Konya ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Konya'da tarımda çalışan nüfusun oranı %24.6' dır (Tablo 6).
Konya'da tarımsal üretimin %72.34'ü tarla bitkilerinden, %15.45'i sebzelerden ve %12.21'i meyve üretiminden sağlanmaktadır. 2000 yılı verilerine göre; 2.005.400 ton buğday, 1.196.842 ton arpa, 3 235 810 ton şekerpancarı üretimi gerçekleşmiştir (Toruk, İ. 2003, s.29).
3.2.2. Hayvancılık
Konya'da, 2001 yılı verilerine göre; 1.517.661 koyun, 216.033 keçi, 384 344 sığır ve 4.139.814 yumurta tavuğu olduğu belirlenmiştir. Geçmiş yıllara göre yumurta tavuğu sayısında ciddi bir düşüş yaşanmıştır (Akmaz, A.-Günlü, A.2003, s.332-335).
3.2.3. Başlıca Madenler
Konya il sınırları içerisinde Türkiye'nin en büyük alüminyum (boksit) ve manyezit yataklarının yanı sıra, tuz, kömür, kil, çimento hammaddeleri, kurşun-çinko ve barit madenleri bulunmaktadır.
Alüminyum (boksit) yatakları, Seydişehir İlçesi güneyinde Üst Kretase zaman aralığında karasal ayrışmalarla meydana gelmiştir. Manyezit yatakları, Meram İlçesi sınırları içerisinde kalmaktadır. Rezervi 80 milyon ton olarak belirlenmiştir. Yunak civarında da az miktarda manyezit ve lüle taşı yatakları mevcuttur. Özellikle bir kısmı Konya il sınırları içersinde kalan Tuz Gölü ülkemizin önemli tuz üretim sahalarından birisidir. Cihanbeyli'de ise, Tekel'e ait Yavşan Tuz İşletmesi bulunmaktadır. Ilgın (Haremi, Kurugöl), Beyşehir ve Seydişehir ilçelerinde linyit; Beyşehir, Selçuklu ve Ilgın civarında kil minerali; Bozkır'da barit; Hadim (Kızılgeriş) ve Bozkır'da (Küçüksu) kurşun-çinko yatakları bulunmaktadır (www.konyamiz.com.tr).
3.2.4. Sanayi
Konya'da sanayi yatırımları 1950'li yıllarda başlayıp günümüz kadar artarak gelmiştir. Başlıca sanayi kolları arasında; Konya Şeker Fabrikası (1954), Konya Çimento Fabrikası (1963), Konya Krom Manyezit Fabrikası, Seydişehir Alüminyum Tesisleri, Bağdaş Metal ve Ağaç İşleri Sanayi, Konya Süt Fabrikası, Akşehir Yem Fabrikası, Kulu Yem ve Un Sanayi, Ereğli Gıda Sanayi, Akşehir Tuğla Sanayi (Aksantaş), Gesaş Gıda Sanayi, Çumra Kağıt Sanayi, Konya Döküm Makine Sanayi (Konsantaş), Molino Değirmen Makinaları, Öztunçlar Tarım Makinaları, Türk Motor Sanayi (Tümosan) sayılabilir. Ayrıca Konya'da gıda sanayine yönelik un değirmeni, makarna, şeker, süt, et ürünleri, helva ve salça tesisleri bulunmaktadır.
3.2.5. Ticaret
Konya'da 1998 yılında, 59.355.000 $ ihracat, 75.302.000 $ ithalat gerçekleşmiştir. Konya'nın ihraç ettiği ürünler arasında hububat, un, nişasta, şeker ve mamülleri, süt ürünleri, yumurta, bal önemli yer tutmaktadır. İthal ettiği ürünler arasında makine ve mekanik cihazlar, kâğıt selüloz hammaddeleri, plastik mamüller ile motorlu kara taşıtları ilk sıralarda gelmektedir (Toruk, İ.2003, s.34).
3.2.6. Turizm
Konya İli Prehistorik çağdan günümüze kadar çok sayıda tarihi eseri bünyesinde barındıran ender illerimizden birisidir. Anadolu' da en eski höyük yerleşmesi olarak kabul edilen Çatalhöyük, Çumra yakınlarında yer almaktadır. Konya, sırası ile Hitit (Karahüyük ve İvriz), Frigya, Lidya, Roma, Bizans (Hatunsaray, Ladik, Sille), devletlerinin egemenliğinde kalmıştır. Konya, 1071 tarihinde Türklerin eline geçmiş ve 1076 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah tarafından başşehir haline getirilmiştir. Kısa bir süre başşehir olma sıfatını kaybeden Konya, 1097 tarihinde I. Kılıç Aslan tarafından tekrar başkent haline getirilmiş ve aralıksız bu unvanını 1277 yılına kadar sürdürmüştür (Konya İli ve İlçeleri, 1994).
Konya, 1277 yılında Karamanoğulları egemenliğine geçmiştir. Daha sonra Konya, 1442 yılında II. Murat tarafından Karamanoğulları Beyliği'nden alınarak Osmanlı kenti haline getirilmiştir (Konya İli ve İlçeleri, 1994).
Konya İli tarihi mirasının yanında taşıdığı kültürel özellikler bakımından da turizm açısından önem arz etmektedir. Konya şehrinde camiler (Şerafettin Camii, Aziziye Camii, Selimiye Camii, İplikçi Camii), köşkler (Selçuklu Köşkü), kütüphaneler (Sahip-Ata Külliyesi, Sırçalı Medrese, Karatay Medresesi) ve müzeler (Mevlana Müzesi, Karatay Çini Eserler Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Etnoğrafya Müzesi, Atatürk Müzesi, Koyunoğlu Müzesi) dikkati çeken kültürel eserlerdir. Ayrıca Konya Şehri'nde Meram Bağları, Konya Fuarı, Gökyurt (Glistra), Sille (Aya Eleni Kilisesi) dikkat çeken diğer turizm değerleridir.
3.3. KONYA'NIN İLÇELERİ
Konya İli'ne bağlı 3'ü merkez ilçe olmak üzere toplam 31 ilçe bulunmaktadır. Konya il merkezine uzaklığı en fazla olan ilçe Çeltik, en yakın ilçe merkezi ise, Akören'dir. Yüzölçümü bakımından en büyük olan Cihanbeyli olmasına karşılık, en küçük olanı Yalıhüyük'tür. Deniz seviyesinden yüksekliği en fazla olan ilçenin Hadim, en az olanının Çeltik ilçesi olduğu görülür (Tablo 7).
Konya İli'ne bağlı ilçelerin GSYİH rakamlarına göre, İl içindeki payları incelendiğinde(1996): Selçuklu, Ereğli, Meram, Karatay, Çumra, Seydişehir, Ilgın, Beyşehir ve Akşehir ilçelerinin il içindeki toplam paylarının %80.53 olduğu görülür. İl içindeki paylarının %1.0'in altında olan ilçeler; Yalıhüyük, Çeltik, Tuzlukçu, Derbent, Ahırlı, Halkapınar, Derebucak, Güneysınır, Akören, Taşkent, Emirgazi, Doğanhisar, Hüyük, Kadınhanı ile Sarayönü'dür (Esen, A., 2003, s.159-226). Bu ilçelerin il içindeki toplam payları, %7.14 olarak tespit edilmiştir. Diğer ilçelerin il içindeki paylarının oranı ise, %1.0 ile %4.30 arasında değişmektedir (Tablo 7).
Konya İli'ne bağlı ilçelerin ilin toplam geliri içindeki paylarında dengesizlik söz konusudur. Özellikle sanayi tesislerinin fazla olduğu Selçuklu (%23.95), Ereğli (%12.76), Meram (%10.62), Karatay (%7.40), Çumra (%6.55), Seydişehir (%5.70), ve Ilgın (%4.92) gibi ilçelerin paylarının yüksek olmasına karşılık, geçim kaynaklarının sınırlı olduğu Yalıhüyük (%0.13), Çeltik (%0.21), Tuzlukçu (%0.21), Derbent (%0.25) ve Ahırlı (%0.25) gibi ilçelerin payları düşüktür (Tablo 7). Ayrıca ilçelerin yüzölçümü, nüfus özellikleri, iklim şartları, toprak verimliliği ve sulama imkanları il içindeki ekonomik paylarının oranında etkili olmuştur
Konya'nın ilçelerine ait turizm açısından dikkati çeken eserler arasında; Nasrettin Hoca Türbesi (Akşehir), Eşrefoğlu Camii (Beyşehir), Çatalhüyük (Çumra), Körükini ve Suludere mağaraları (Derebucak), Ulu Camii, Şifa Hamamı (Ereğli), İvriz Kaya Anıtı (Halkapınar), Eflatun Pınarı Anıtı (Hüyük), Ilgın Kaplıcaları, Lala Mustafa Camii (Ilgın), Sultan Selim Külliyesi, Meke Tuzlası, Acıgöl (Karapınar), Düden Gölü (Kulu), Tınaztepe Mağaraları, Pınarbaşı, Kuğulu göletleri (Seydişehir) sayılabilir.
4. SONUÇ
Konya, sahip olduğu coğrafi özellikler açısından dikkat çekmektedir. Kapladığı sahada Mesozoik, Tersiyer ve Kuaterner'e ait formasyonlar geniş yer tutar. Topraklarının %33'ü I., II. ve III. derece deprem zonu içerisinde yer aldığı tespit edilmiştir. Akşehir, Doğanhisar, Ilgın ve Tuzlukçu ilçeleri I. derece; Konya şehri ise IV. derece deprem bölgesinde bulunmaktadır.
Araştırma sahasının yeryüzü şekillerini neotektonik dönemde meydana gelen olaylar şekillendirmiştir. Bu süreç içerisinde meydana gelen volkanik faaliyetler sonucunda Takkeli dağ, Erenler-Alacadağ ve Karacadağ oluşmuştur.
Konya İli'nde karasal iklim görülmektedir. Yıllık ortalama yağış düşük olmasına karşın, yağışların çoğu ilkbahar mevsiminde düşmektedir. Konya İli topraklarında kahverengi topraklar ile alüviyal topraklar önemli yer tutar. Topraklarının %64'ü tarım alanı olarak kullanılmaktadır.
Konya il nüfusu 2000 yılında 2.192.166'ya ulaşmıştır. Nüfus artış oranı ise 1997-2000 döneminde ‰ 22.5 olarak gerçekleşmiştir. Konya İli'ne ait nüfusun % 62.4 tarım, % 9.1'i sanayi, % 3.8'i inşaat, %24.6'sı hizmet sektöründe çalışmaktadır.
5. KAYNAKLAR
Akkuş, A.ve Bozyiğit, R. (2000). Çarşamba Çayı Havzası'nın Fiziki Coğrafyası. Konya: S.Ü. Araştırma Fonu. Proje no: 97/002.
Akmaz, A.ve Günlü, A. (2003). Konya Ekonomisinde Hayvancılığın Yeri ve Önemi. Konya: Ulusal I. Konya Ekonomi Sempozyumu. s.329-368.
Atalay, İ. (1982). Türkiye Jeomorfolojisine Giriş. İzmir: Ege Üniv. Ed. Fak. Yay no: 9.
Biricik, A. S. (1982). Beyşehir Gölü Havzası' nın Strüktürel ve Jeomorfolojik Etüdü. İstanbul: İst. Üniv. Yay. no: 2867, Coğr. Enst. Yay. no:119.
Bozyiğit, R. (2000). Fethiye ve Konya'nın Kuraklık Yönünden Karşılaştırılması., S.Ü. Eğitim Fak. Derg. Sayı: 9, s.10-33.
DİE. (2002). 2000 Genel Nüfus Sayımı. Ankara: Devlet İstatistik Enstitüsü Matbaası.
Eren, Y. (2000). Konya Bölgesi'nin Depremsellik Özellikleri. Geoteknik İncelemelerin Mühendislikteki Önemi, Deprem ve Zemin Açısından Konya Paneli, Bildiriler, s. 54-65, Konya.
Esen, A. (2003). Konya ve İlçelerinin Kalkınmışlıkları. Ulusal I. Konya Ekonomi Sempozyumu, s.159-226.
Komisyon (2003). Flamingo ve Tuz Diyarı Cihanbeyli. Konya: S.Ü. Basımevi.
Hoşgören, M. Y. (1994). Türkiye'nin Gölleri. Türk Coğrafya Derg. Sayı 29, s.19-51.
Konya İl Yıllığı. (1971). Ankara.
T.C. Tarım ve Köy İşleri Bak. Köy Hiz. Gn. Müd. Yay.(1992). Konya İli Arazi Varlığı. İl Rapor No: 42, Ankara.
Konya ve İlçeleri. (1994). Konya.
Oğul, M. (2003). Genel Ekonomik Göstergeler. Ulusal I. Konya Ekonomi Sempozyum. s.41-53.
Özgül, N. (1976). Toroslar'ın Bazı Temel Jeolojik Özellikleri. TJK. Bült. 19(1), s.65-78.
Sür, A., Sür, Ö. ve Yiğitbaşıoğlu, H. (2002). Volkanlar (Türkiye'nin Volkanik Yöreleri ve Depremler). Ankara: Bilim Yayınları.
Tapur, T. (1998). Eski Konya Gölü ve Çevresi'nin Fiziki Coğrafya Özellikleri. Yüksek Lisans Tezi. Konya: S.Ü. Sos. Bil. Enst.
Toruk, İ. (2003). 1970-2000 Döneminde Konya'daki İktisadi Ortam. Ulusal I. Konya Ekonomi Sempozyumu. s.25-40.
Ulu, Ü.-Öcal, H., Bulduk, A., Karakaş, M., Arbas, A., Saçlı, L., Taşkıran, M.A., Ekmekçi, E., Adır, M., Sözeri, Ş. ve Karabıyıkoğlu, M. (1994). Cihanbeyli-Karapınar Yöresi Geç Senozoyik Çökelme Sistemi: Tektonik ve İklimsel Önemi. Türkiye Jeo. Kurultayı Bült., Sayı 9, s 149-163.
www.konyamiz.com.tr. 2004
Bu değerler Karatay, Meram ilçelerinde 1995, diğer ilçelerde 1996 yılına ait olup, Adem Esen'in "Konya ve İlçelerinin Kalkınmışlıkları" adlı eserinden alınmıştır.